Öncelikle yaralarına bastığım için Canıma değsin diyemeyecek kadar değerlisin Can sahibinde. kim olduğunu bile bilmiyorum.
yerini bilsem gider konuşur " burası daha önce birisine ayrılmıştı,ayrıldık,ayrılınız buradan"derdim.
bu değil benim derdim.
kaygılarını taşıyorum.
ve sen gibi yaşıyorum.
sana benziyor demek değil bu.
kaygılarından bahsediyorum.
yaşlanıyorum.
taşlanıyorum da " yinede gitme diye susuyorum".
Benim canım sıkılmıyor mu sıktığın da boğazımı "kaybol" dediğinde.
kaybolma iksiri içiyorum geceleri.
sabahları unutuyorum iksir sayesinde.
günaydın oluyorum sana.
Gitme diye benden,bende senleşiyorum.
oysa sürekli gitme korkusu bırakıyorsun .
"Bırakıyorlar"/ diye gidiyorsun.
Gitme diye bırakmam gereken Gideceğim korkusunu bile bırakıyorum,
bıraktığım bir kaç beylik laflarda.
Anlamıyorsun değilsin.
Anlıyorsun değilsin.
ben de bazen x'e basmak istiyorum bazen z'ye.. olmaz yapma diyorum.
dokunsam dokundun diye gidersin.
gelsem gitmelisin" ile geri dönüş bileti kesiliyor.
önüm kesiliyor.
nefesim kesiliyor da.
şiire söz saklıyorum diyorum.
" Hem herkes üşür. hem her yerde ısınmaz el.."
tişörtünden içerisi . derken bahsedilen " çiçekçiye gidip büyük bir saksı al içine toprak koy, dışarıdan topla güneşe yakın cama yakın rüzgara ırak soğuya ırak olsun biraz su sabahları en erken yada gece." demektir.
başımı vurmalıyım kaleme..
ağırlaşmalıyım.